Şimdilerde sezeryanın moda olduğu çağımızdan değil ama dünyaya geldiğimiz bizim çağlarımızda , hepimiz ebemizden popomuza atılan bir şaplakla ağlayarak dünyaya gözlerimizi açmışızdır. Neden atılır bu şaplak, hiç merak edeniniz oldu mu? Eminim çoklarınız, çocuğun nefesi açılsın diye yapılıyor sanıyorsunuz ama değil, bu aslında çokkkk eskilerden, hatta mitolojiden gelen bir gelenektir “Umay Ana Eli”…
Mitolojik bir hikaye Umay Ana:
Türk mitolojisinde doğurganlık, annelik, bereket ve yaşamın koruyucusu olarak bilinen kutsal bir tanrıçadır. Gökyüzünden geldiğine inanılan bu kutsal varlık, özellikle çocukları ve kadınları kötülüklerden koruma görevini üstlenmiştir. Aile hayatının düzeni, toprağın bereketi ve doğanın dengesini temsil eden Umay Ana, Türk kültüründe büyük bir saygıyla anılmıştır.
Rivayet bu ya, bir inanışa göre Umay Ana, bir çocuk doğacağı zaman oraya varır ve gök alemindeki süt gölünden getirdiği bir damla sütü çocuğun dudaklarına sürer, böylece ona bir ruh vermekte, 3 gün boyunca hem anneyi hem de çocuğu korumaktadır.
Altaylar’da yaşayan Sagay adlı bir Türk kavminin inancına göre kadınlar bu tanrıçanın yardımı ile hamile kalırlardı. Bunun için Umay Ana’ya adaklar adanırdı, aynı zamanda yaygın bir inanca göre bir kadın doğum yaparken Umay Ana ona yardımcı olurdu. Türk topluluklarının bazılarının günümüze kadar taşıdığı bir inanca göre Umay Ana , bir çocuğun doğumundan yürüyünceye kadar geçen üç yıl boyunca çocuğu himaye ederdi.
Güney Sibirya ve Altay Türkleri’nin inançlarına göre ise Umay Ana , her zaman çocuklarla beraberdir. Çocuğun yanından ayrıldığında ise bu çocuk hastalanır. Umay Ananın bir çocuğun yanında olduğunun işareti ise çocuğun uykusunda gülmesidir diye inanılırdı.
Kısaca Umay Ana; kadınların, çocukların, hayvanların, doğanın koruyucusudur.
Kadının hamilelik döneminde, doğum sırasında ve doğumdan sonra çocuğun büyüyünceye kadar geçirdiği süre içerisinde kadınların ve bebeklerin koruyuculuğunu onun yaptığına inanılırdı.
Tabiki benim görüşüm, ben kimse ile renkleri, zevkleri ve inançları tartışmam, öykü böyle, inanırsınız ya da inanmazsınız, hiçbir zaman kimseyi etkilemek istemem, kendi inancımı da paylaşmam, fakat mitolojide bir Umay Ana gerçeği vardır.
Doğa ile olan bağı güçlüdür ve inanışa göre zaman zaman yeryüzüne Cennet Kuşu Huma’nın suretinde iner.
Efsanelere göre, Huma kuşunun bir kişiye değmesi ya da ona kendinden bir parça bırakması o kişinin talihini değiştirdiğine inanılır.
Bu inanç, günümüzde de ‘Başına talih kuşu kondu' ya da kuş pislemesinin uğurlu sayılması gibi Türk kültüründe yaşamaya devam eder. Hatta piyango biletlerinin logosu da “Talih kuşu” olarak karşımıza çıkar.
Doğumdan sonra yemek sunulması ‘Doğum Aşı Dökülmesi’ geleneği ise Umay Ana’ya adanan eski kurban törenlerinin bir yansıması olarak bilinir. Bu geleneği günümüze uyarlarsak, bebeklerin “Kırk uçurma duasına” denktir.
Kuş sembolü , Umay Ana’nın koruyucu doğasını temsil ederken, ağaç ve su ise doğurganlığı ve yaşamın sürekliliğini sembolize eder.
Hatırlarsanız, şöyle bir inancımız da vardır, yolda giderken, başımıza bir kuş pislese, biz bunu talihsizlik değilde, uğur olarak tanımlarız, başımıza talih kuşu kondu der, koşar hemen piyango bileti alırız, mantıklı düşünmeye kalksak, kuş pisliği niye uğur olsun ki? İnanç bağlantılarını incelersek bu olayın bile Umay Ana ile ilgili bağlantısı vardır demiştim ya Umay Ana, Huma Kuşu suretinde yeryüzüne iniyor diye, işte o inançta buradan doğmuştur.
Kaç kişinin dikkatini çekti bilmiyorum ama, Ayasofya’ya gittiğinizde, duvarlardaki mozaik eserleri inceleyin, kubbenin kuzey batı kesiminde, kundaklı ve kanatlı bir çocuk tasviri vardır, işte bu Umay Ana tasviridir, biraz dikkatli incelerseniz, bu tasvirin insanın gözlerine bakıyor olduğunu göreceksiniz. Bu bakışların fotoğraf makinesi icat olmadan iki bin beş yüz yıl önce devasa büyüklükte bir kubbeye nakşedildiğini düşünmek lazım, bu resmin böyle bir kubbede yapılabilmesi için gerekli olan geometri bilgisine de hayran kalmamak elde değil.
Bizler farkında olmadan Umay Ana ile çok yerlerde karşılaşıyoruz. Bir örnek daha vereyim sizlere, İran Havayolların ambleminde Huma Kuşu yer almaktadır, başka bir deyimle yani Umay Ana…
Umay Ana ile herzaman iç içe yaşarız da bunun farkında bile değilizdir. İnanırsınız ya da inanmazsınız ben iki görüşede saygı duyarım .
Başka bir yazımda buluşmak üzere Hoşçakalın, Hoş kalın.
ESRA SONGÜLER
HABERCADDESİ EDİTÖRÜ






















Yorum Yazın