Türk ve Balkan kültürlerinde baharın gelişi, bereket, yenilenme ve dileklerin kabul günüdür.
Hıdırellezde ağaçlar çiçeklenir, toprak kokusu derinleşir, günler uzamaya başlar, işte tam bu mevsim geçişinde, güzel Anadolu’mun en köklü geleneklerinden biri sessizce kapımızı çalar: Hıdırellez.
Her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutladığımız Hıdırellezin birtakım tabiatüstü güçlerle temsil edilen bu geleneğin binlerce yıllık geçmişi var başlangıcı geçmişin derinliklerinde bulunan tabiatın yeniden doğumunu simgeleyen, güzellikleri hayatımıza davet etiğimiz Hıdırellez günü dünyanın var oluşundan beri insanların hayatında önemli bir kutlama günü olmuştur.
İnanışa göre darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen, halk arasında ölümsüzlük sırrına ermiş biri karada, diğeri denizde olduğuna inanılan Hızır ile İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülür ve kutlanır. Hızır ve İlyas bu gecede birbirlerini bulabilmek için gül ağacının kokusunu takip ederek gül ağacının altına bakıp buraya yazılmış dileklerin olması için dua ederlermiş.
Bu gelenek içinde neler neler var…
Hıdrellez gecesi Hızır’ın yeryüzüne indiği, dolaştığı ve dokunduğu şeylere bereket getirdiği inancıyla 5 Mayıs gecesi evlerdeki yiyecek ve içeceklerin ağzı açık bırakılır. Bütün bir yılın bereketli olacağı inancı vardır. Anneler hastalıklara şifa vereceği inancıyla Hıdrellez gecesi bütün sulara nur yağacağına inandıkları için kır çiçeklerini kaynatır suyunu çocuklarına içirir, o gece suya girersek eğer her türlü hastalığa karşı güçlü olacağımızı büyüklerimiz anlatırdı.
“Bereket bolluk istemenin tam zamanı”der kısmet ve talihini arayanlar için en uygun zaman dilimi olarak söylenir. Üzerimizdeki kötü enerjiden kurtulmak için küçük ateşler yakılır, dileğimizi dileyerek üzerinden atlanır.
Evlenmek ve bahtını açmak isteyen genç kız ve kadınlar o gece yüzük, küpe gibi eşyalarını toprak bir çömleğe atarlar, çömleğin üzerine su eklenerek ağzı kilim ile kapatılır, akşam ezanından sonra çömlek bir gece boyunca bir gül ağacının dibine bırakılır. Kızların hep birlikte bez parçalarından diktikleri “bez bebek” kapatılan kilimin üzerine oturtulur. Hıdırellez gününün sabahı, sabah namazından sonra yaşı büyük olan kız; bez bebeği çömleğin üzerinden alır ve kilimi kaldırarak çömleği açar.
Çömleği ilk açan kız, elini çömleğe daldırarak suyun içinden bir obje çıkartır çıkarılan objenin sahibine :
“Maniye başlayalım,
Şeytanı taşlayalım,
Bu mani kime çıkarsa,
Düğününe başlayalım” der ve sırayı çıkarmış olduğu objenin sahibine devreder.
Çömleğin içindekiler bitene kadar sırayla maniler söylenir mani söylemi bitince kızlar ellerine darbukaları alarak türküler söyleyip eğlenirler ve böylece Hıdırellez’i kutlamış olurlar. Ayrıca Hıdrellez gecesi tuz yiyip yatarsan evleneceğin kişi rüyanda sana su verir diye de inanırlar. O gece evde cüzdanlar açık bırakılır ya da para keseleri gül ağacının altına konur. Bir kağıda Ev, Araba, İş, Aşk vb. İstekler için semboller çizilir, bu da gül ağacının altına bırakılır.
Evimin bahçesinde kırmızı bir gül ağacı var. Komşular gece saat 24.00’da dileklerde bulunmuşlar. Gün ağarırken uyandığımda gül ağacı dilek ağacı gibiydi. Sabahleyin birkaç komşu geldi dilek yazılarını ağaçtan çıkarıp aldı, birkaç tanesi ağaçta asılı kaldı ….
Gün doğmadan dilek kâğıdı alınıp suya atılır, ne kadar hızlı erirse dilekler o kadar çabuk gerçekleşir diye düşünülür, bu da bir Hıdrellez inanışıdır. Ertesi sabah kısmet dağıtıldığı inancıyla evdeki kapılar erkenden açılır.
‘Hızır gibi yetişmek’ deyiminin kökeni de Hıdrellez ritüellerine dayanmaktadır. İnançlara her zaman saygım vardır hele ki içtenlikle samimiyetle yapılanlara. Tüm bu ritüeller tamam da Hıdırellezin kökenini anlatmak istiyorum.
Efsanelere göre Hızır, “Yeşilin Efendisi”dir. Ab-ı hayat suyunu içerek ölümsüzlüğe ulaşmış, özellikle de bahar aylarında insanlar arasında dolanarak bolluk ve sağlık dağıtan, zor durumda olanlara yardım eden ermiş kişi yada Peygamber, olduğuna inanılır.
İlyas ise özellikle suyla ilişkilendirilir; kuraklığa karşı koruyucu bir Peygamber olarak anılır. Hıdırellez, kısaca Bereket Peygamberi Hızır ile denizlerin hâkimi olduğuna inanılan İlyas Peygamberin yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülür ve kutlanır.
Tüm olumsuzluklara rağmen, umudumuzu hiçbir zaman kaybetmeyelim. Gül ağacına bıraktığımız dileklerin tümünün gerçek olması dileğiyle… Umut ve mutluluk içinde bereket ve yazın habercisi Hıdırellez kutlu olsun, bizim yurdumuza da barış, bolluk, bereket getirsin.
Başka bir yazımda buluşmak üzere
Hoşçakalın, Hoş kalın.
ESRA SONGÜLER
HABER CADDESİ EDİTÖRÜ






















Yorum Yazın