MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

İNSAN BİR İLİŞKİDE EN ÇOK SEVİLMEDİĞİ İÇİN DEĞİL,

Ana SayfaYazarlarSOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
02 Temmuz, 2026, Perşembe 19:00
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
İNSAN BİR İLİŞKİDE EN ÇOK SEVİLMEDİĞİ İÇİN DEĞİL,

 

Birçok insan ilişki dendiğinde ilk olarak sevgiyi düşünür.

Beni seviyor mu?

Bana değer veriyor mu?

Beni kaybetmek ister mi?

Oysa yıllar içinde insanların ilişkilerde en çok sordukları sorunun yanlış soru olabileceğini fark ettim.

Çünkü bazı insanlar çok sevilir.

Ama hiç huzurlu değildir.

Bazıları sürekli ilgi görür.

Ama içleri rahat değildir.

Bazıları sevildiğinden emindir.

Ama yine de sürekli tetiktedir.

İşte burada insanın karşısına rahatsız edici bir gerçek çıkar:

Sevgi ile güven aynı şey değildir.

Bir insan sizi sevebilir.

Ama sizi sürekli belirsizliğin içinde bırakabilir.

Sizi özleyebilir.

Ama en çok ihtiyaç duyduğunuz anda ortadan kaybolabilir.

Size değer verdiğini söyleyebilir.

Ama kırıldığınızda savunmaya geçebilir.

Çünkü sevgi bir duygu olabilir.

Ama güven bir deneyimdir.

Ve insan duyduğu şeylere değil, tekrar tekrar yaşadığı şeylere inanır.

Belki de bu yüzden güven, bir ilişkinin en sessiz ihtiyacıdır

Varlığını pek fark etmeyiz.

Ama yokluğu her yere sızar.

Mesajın geç gelmesine.

Bir ses tonuna.

Bir bakışa.

Bir cümlenin altındaki anlama.

Ve zamanla insan ilişkiyi yaşamayı bırakır.

İlişkiyi analiz etmeye başlar.

Ne demek istedi?

Neden böyle yaptı?

Acaba değişti mi?

Acaba hâlâ aynı şeyi hissediyor mu?

İnsan sürekli düşünüyorsa, çoğu zaman kendini güvende hissetmiyordur.

Çünkü güvenin olduğu yerde zihin dinlenir.

Güvenin olmadığı yerde zihin nöbet tutar.

İlişkilerde birçok insanın gözden kaçırdığı şey budur.

Güven, sadakatin sonucu değildir.

Sadakat, güvenin görünen yüzlerinden biridir.

Asıl güven, karşındaki insanın davranışlarının seni sürekli tetikte bırakmamasıdır.

Bugün başka, yarın başka biri olmamasıdır.

Sana yakınlaştığında başka, uzaklaştığında başka biri olmamasıdır.

Çünkü insan kusursuz insanlara güvenmez.

Tutarlı insanlara güvenir.

Saygı da tam burada devreye girer.

Birçok kişi saygıyı nazik konuşmak sanır.

Oysa saygı, karşındaki insanın duygularını senin işine geldiği kadar değil, onun canını yaktığı kadar önemsemektir.

Öfkeliyken bile sınırı geçmemektir.

Haklıyken bile aşağılamamaktır.

Karşındaki insanın zayıf noktalarını öğrenip onları silah olarak kullanmamaktır.

Çünkü bir insanın karakteri, istediğini aldığı zaman değil; alamadığı zaman ortaya çıkar.

Sadakat ise çoğu kişinin düşündüğünden çok daha derin bir şeydir.

Sadakat yalnızca gitmemek değildir.

Sadakat, kalmaya karar verdiğin insanın güvenliğini korumaktır.

Odada yokken de.

Tartışırken de.

Öfkelenirken de.

Hayal kırıklığına uğradığında da.

Çünkü sadakat bir davranış değil, bir duruştur.

Ve belki de bütün sağlıklı ilişkilerin merkezinde aynı ihtiyaç vardır:

İnsan sevildiğini hissetmek ister.

Ama daha da önemlisi, sevildiği yerde korkmadan var olabilmek ister.

Çünkü insanın ruhu sürekli tetikte olduğu yerde açmaz.

Tıpkı bir çiçeğin sert rüzgârın ortasında açamaması gibi.

Yakınlık da ancak güvenli hissedilen yerde büyür.

Belki bu yüzden bir ilişkinin gerçek kalitesini anlamak için sorulması gereken soru:

“Beni seviyor mu?” değildir.

Asıl soru şudur:

“Onun yanındayken kendimi korumayı bırakabiliyor muyum?”

Çünkü insanın kalbi en çok sevildiği yerde değil…

Kendisi olmaktan korkmadığı yerde dinlenir.

Ve bazen bir ilişkinin size iyi gelip gelmediğini anlamanın en basit yolu budur:

Yanındayken içinizdeki nöbetçi uyuyabiliyor mu?

Yoksa hâlâ her gece kapıda bekliyor mu?

Haftaya başka konuda buluşmak üzere hoşçakalın 

HANIM DEMİRBAŞ

SOSYAL PEDAGOG, 

BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI

Yorum Yazın

SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ

    iletişime geç

    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER “ A L O “
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL MEŞGULİYET YANILSAMASI
    FATOŞ ACAR
    FATOŞ ACAR TAVŞAN DAĞA KÜSMÜŞ DAĞIN HABERİ OLMAMIŞ
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ: BİR GÜN GELECEK OLANI BEKLEMEK DEĞİL, BUGÜNDEN HAZIRLANMAK
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR 17 AĞUSTOS DEPREMİNDEN DERS ALDIK MI?
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU ARİFLER ÇETESİ
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU DÜNYANIN ÖMRÜ UZAR MI?
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ İNSAN EN ÇOK YAŞADIĞI HAYATTAN DEĞİL, YAŞAYAMADIĞI HAYATTAN YORULUR
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ MİLLİ TAKIM ELENDİ, KOLTUKLAR TUR ATLADI… FUTBOLDA TOP YUVARLAK, BİZDE KOLTUK KÖŞELİ!
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN BEN O SETLERİ ÖZLEDİM
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN SOSYAL MEDYA FENOMENLİĞİ BOŞANMA NEDENİ Mİ?
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER BİR KAP SU, BİR GÖLGE, BİR VİCDAN
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    NAZLI ARMAN
    NAZLI ARMAN SEVMEK
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle