MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

NEZAKET BİR ZAYIFLIK MI?

Ana SayfaYazarlarSABİHA ÜNAL
26 Mayıs, 2026, Salı 19:19
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
NEZAKET BİR ZAYIFLIK MI?

 

Günümüz dünyasında bazı kavramlar var ki anlamları yavaş yavaş aşınıyor, içleri boşaltılıyor ve bambaşka yerlere çekiliyor. Nezaket de bunlardan biri. Artık pek çok insan için nazik olmak, “fazla iyi”, “kolay kandırılabilir” ya da “kendini savunamayan” biri olmakla eş tutuluyor. Sert olanın güçlü, sesini yükseltenin haklı, kırıcı olanın ise “net” sayıldığı bir çağdayız. Peki gerçekten öyle mi? Nezaket bir zayıflık mı, yoksa yanlış yorumlanan bir güç mü? Aslında meseleye biraz derin baktığımızda, nezaketin zayıflıkla değil; aksine farkındalık, kontrol ve içsel güçle doğrudan ilişkili olduğunu görürüz. Çünkü kaba olmak kolaydır. Düşünmeden konuşmak, öfkeyle hareket etmek, karşısındakini incitmek… Bunlar anlık reflekslerle yapılabilir. Ama nazik olmak, bir durup düşünmeyi gerektirir. Kelimeleri seçmeyi, duyguları tartmayı, karşısındakinin kalbini hesaba katmayı… Yani nezaket, bir refleks değil, bilinçli bir tercihtir.

Nezaket çoğu zaman yanlış bir şekilde “sessiz kalmak” ya da “her şeye katlanmak” olarak yorumlanır. Oysa bu büyük bir yanılgıdır. Nezaket, susmak değildir; doğru şekilde konuşabilmektir. Kendini savunamamak değildir; kendini incitmeden ifade edebilmektir. “Hayır” diyememek değildir; “hayır”ı kırmadan söyleyebilmektir. Bu yönüyle bakıldığında nezaket, pasif bir duruş değil, oldukça aktif ve güçlü bir iletişim biçimidir. İnsan ilişkilerinde en zor şeylerden biri, dengeyi kurabilmektir. Ne fazla sert olup kırmak, ne de fazla yumuşak olup ezilmek… İşte nezaket tam bu ince çizgide yürüyebilmektir. Herkesin başaramadığı da tam olarak budur. Çünkü nezaket, sadece başkalarına değil, aynı zamanda kendine karşı da bir saygı biçimidir. Kendine saygısı olan insan, ne kendini ezdirir ne de başkasını ezer.

Bugün sosyal hayata baktığımızda, özellikle dijital dünyada nezaketin ne kadar eksildiğini açıkça görebiliyoruz. Sosyal medya, insanların en filtresiz hâlleriyle ortaya çıktığı bir alan haline geldi. Yüz yüze söylenmeyecek sözler, klavyenin arkasında kolayca yazılabiliyor. Empati azalıyor, anlayış zayıflıyor, tahammül sınırları daralıyor. Bu ortamda nezaket, bir lüks değil; adeta bir ihtiyaç haline geliyor.

Nezaket aynı zamanda bir özgüven meselesidir. Kendine güvenen insan, bağırarak kendini kanıtlama ihtiyacı duymaz. Başkasını küçülterek yükselmeye çalışmaz. Aksine, karşısındakine değer vererek kendi değerini ortaya koyar. Bu yüzden nazik insanlar çoğu zaman sandığımızdan çok daha güçlüdür. Onlar duygularını kontrol edebilen, öfkesini yönetebilen ve iletişimini bilinçli kurabilen insanlardır.

Elbette hayat her zaman nazik insanlara karşı nazik davranmaz. Zaman zaman iyi niyet suistimal edilir, anlayış yanlış anlaşılır, sessizlik zayıflık sanılır. İşte tam da bu noktada nezaketin sınırları devreye girer. Çünkü gerçek nezaket, kendini yok saymak değildir. Gerektiğinde mesafe koyabilmek, sınır çizebilmek ve saygı görmediğin yerde durabilmek de nezaketin bir parçasıdır. Yani nezaket, her şeye katlanmak değil; nerede duracağını bilmektir. Toplum olarak belki de en çok ihtiyacımız olan şey, nezaketi yeniden doğru tanımlamak. Onu bir “zayıflık” etiketiyle küçümsemek yerine, bir “güç biçimi” olarak yeniden anlamlandırmak. Çünkü kırmadan konuşabilmek, incitmeden eleştirebilmek, öfkeyi kontrol edebilmek ve saygıyı koruyabilmek… Bunların her biri ciddi bir içsel olgunluk gerektirir.

Sonuç olarak nezaket, sanıldığı gibi güçsüzlerin değil; aksine kendine hâkim olabilenlerin tercihidir. Kolay olan sert olmak, zor olan ise nazik kalabilmektir. Ve belki de bu yüzden, gerçek güç en çok sessiz, sakin ve zarif duruşların içinde saklıdır. Çünkü dünya, bağıranların değil; anlayanların omuzlarında daha güzel bir yer haline gelir.

Haftaya başka bir yazımda buluşmak üzere hoşçakalın 

SABİHA ÜNAL

YAZAR

Yorum Yazın

SABİHA ÜNAL

    iletişime geç

    SABİHA ÜNAL

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL NEZAKET BİR ZAYIFLIK MI?
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU Kurban Bayramı: Dünden Bugüne Kalpten Kalbe Uzanan Bir Yol”
    Fatoş ACAR
    Fatoş ACAR MEMURLAR ve ESNAFLAR
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU YAPAY ZEKA ŞÖVALYELERİ
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ WEMBLEY’DE DALGALANAN TÜRK BAYRAĞI: ACUN ILICALI’NIN HİKÂYESİ
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER ATIN ATIN, ESKİMİŞ ÇORAPLARINIZI ATIN TÜRKİYE’YE JİLL GELİYOR…
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU MUTLU İNSANLAR, MUTSUZ İNSANLAR…
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ BİPOLAR
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR DAHA KÜÇÜCÜK BİR ÇOCUKTU
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER HAYVANLARA KALKAN ELLER KIRILSIN
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN MİLLET SAVAŞSIZ NASIL ÇÖKER ?
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle