Tarihin karanlık sokakları arasında kaybolmaya yüz tutmuş, bazı büyük hikayeler gürültüyle başlamaz. Ne alkış vardır ilk adımlarında, ne de tarihin sayfalarına geçeceğini bilen insanlar...
Sadece birkaç insan, biraz cesaret, biraz merak ve bilinmeyene doğru atılmış sessiz adımlar...
Bugün dünyanın en tanınmış enerji şirketlerinden biri olan Shell'in hikâyesi de işte tam da böyle başladı.
XIX.Yüzyılda dünyanın en değerli kaynağı petrol değildi.Kömürdü. Evet, evet bildiğimiz, çocukluğumuzda sobalarımızda yaktığımız, ısındığımız kömür, sadece evlerde değil o zamanlar fabrikaların ve demiryollarınında vazgeçilmez yakıtıydı. Zamanla teknoloji geliştikçe, aydınlatma ihtiyacı arttıkça ve sanayi büyüdükçe yeni bir enerji kaynağı sessizce yükseliyordu: Kömürün pabucunu dama attıran petrol.
İşte tam da bu dönüşümün merkezinde, sıradan bir tüccar olarak başladığı hayatını küresel enerji tarihine altın harflerle yazdıran Samuel Marcus vardı.
İlk bakışta şaşırtıcı gelebilir ama "Shell" adının kaynağı, ne bir sondaj kuyusu ne de bir rafineridir.
Deniz kabukları. Hani şu plaj kıyılarında topladığımız, rengarenk boyayıp , ipe dizip, tavana astığımız, rüzgarın gücü ile birbirine çarparken çıkardığı ses ile ruhumuzu dinlendiren deniz kabukları,
XIX.yüzyılın ortalarında Londra'da yaşayan bir Marcus Samuel ailesi vardı, bu ünlü aile geçimini Uzakdoğu kıyılarından topladıkları egzotik deniz kabuklarını Avrupa'daki koleksiyonerlere satarak sağlıyordu. O yıllarda insanlar bu deniz kabuklarını büyük bir hayranlıkla inceliyor, onları evlerinin en değerli köşelerine koyuyorlardı.
Kim bilebilirdi ki küçücük bir deniz kabuğu, bir gün milyarlarca insanın tanıyacağı bir markaya adını verecekti?
Hayat bazen en büyük sırlarını en küçük ayrıntıların içine saklıyor.
Zaman ilerledikçe dünya değişmeye başladı.
Sanayi Devrimi'nin dumanı gökyüzünü kaplıyor, fabrikalar çoğalıyor, şehirler büyüyordu.
Ve İnsanlıkta gelişen sanayiye ayak uydurarak artık daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyordu.
Bu değişimin farkına varmakta gecikmeyen Marcus Samuel, oğlu Walter Horace Samuel ile birlikte deniz kabuklarının sessiz dünyasından çıkıp çok daha büyük bir serüvene doğru yürümeye karar verdiler. Shell'in ilk logosu da rastgele seçilmiş değildi. Bir deniz tarağı geçmişine duyduğu saygının simgesiydi bu "Shell" adının kökeni de buradan gelmekteydi. İngilizce’de "shell" kelimesi "deniz kabuğu" anlamına gelir. Marcus ailesinin ticaretinin simgesi olan bu kabuklar, yıllar sonra dünyanın en tanınmış enerji markalarından birinin adı olacaktı.
XIX ncı yüzyılın sonlarına doğru Rusya'daki Bakü petrol sahaları büyük miktarda petrol üretmeye başlamıştı. Avrupa’nın ve Asya’nın bu enerjiye ihtiyacı giderek artıyordu ancak büyük bir sorun vardı. Petrolün güvenli taşınması...
O yıllarda petrol, ahşap fıçılar içinde taşınıyor, bu yöntem hem maliyetli hem de son derece tehlikeli oluyordu. Samuel Marcus, bu sorunu yalnızca bir lojistik problemi olarak değil, devasa bir ticaret fırsatı olarak gördü.
Oğlu Marcus Samuel ile birlikte dünyanın ilk modern petrol tankerlerinden bazılarını geliştirmek için çalışmaya başladı. Çelik gövdeli, özel bölmelere sahip tankerler sayesinde petrol artık çok daha güvenli ve düşük maliyetle taşınabiliyordu.
Bu yenilik yalnızca taşımacılığı değiştirmedi.
Petrol ticaretinin ekonomik kurallarını da yeniden yazdı.
1892 yılında hizmete giren "Murex" adlı tanker, Süveyş Kanalı'ndan geçen ilk modern petrol tankeri olarak tarihe geçti. Bu başarı, Avrupa ile Asya arasındaki petrol ticaretinde adeta yeni bir çağ başlattı.
Bu yenilik yalnızca taşımacılığı değiştirmedi.
Petrol ticaretinin ekonomik kurallarını da yeniden yazdı.
Samuel Marcus'un kurduğu ticaret ağı kısa sürede dünyanın dört bir yanına yayıldı.
Rus petrolü Uzak Doğu'ya ulaşıyor, Asya pazarları hızla büyüyor, şirket uluslararası bir enerji devine dönüşüyordu.
Bugün arabanıza benzin almak için Shell istasyonuna uğradığınızda, kafanızı kaldırın ve firmanın ünlü deniz kabuğu logosuna bakın, orada çok şey gizlidir her logonun ardında görünmeyen bir geçmiş vardır. Her kurumun omuzlarında taşıdığı yıllar, başarılar kadar hataları da barındırır. Belki de önemli olan, geçmişi inkâr etmeden geleceğe yürüyebilmektir.
Yol değişiyor, dünya değişiyor. enerji değişiyor.
Ama bence bazı semboller, bütün bu değişimin içinde zamana tanıklık etmeye devam ediyor.
Belki de Shell'in gerçek hikâyesi tam burada başlıyor; geçmişin izlerini taşıyarak, geleceğin belirsiz yollarına doğru sessizce ilerleyen o uzun yolculukta...
Haftaya başka bir yazımda buluşmak üzere hoşçakalın ama hep dostça kalın
CELAL KODAMANOĞLU
GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ























Yorum Yazın