Sıradan bir kahve kokusu değil, bir dönemin başarı öyküsü
Bazı kokular vardır doğrudan geçmişe dokunur. Tchibo’nun o kendine has kahve kokusu da tam olarak böyledir hele ki benim gibi kahve tutkunları için vazgeçilmezdir.
Hafızalarımızı biraz yoklayacak olursak, bazı markalar da vardır; sattıkları ürünlerden çok, hayatımızdaki yerleriyle hatırlanırlar. Bir logo, bir mağaza ya da bir kahve zinciri olmanın ötesine geçer Mc Donalds’ın “M” harfi gibi insanların anılarında bir köşe edinirler. Tchibo da bizler için tam olarak böyledir.
Genellikle gittiğim Agua Florya AVM nin içinde Tchibo’ya girip yalnızca alışveriş yapmam; kapısından içeri adım attığımda burnuma çarpan kahve kokusu, çoğu zaman beni bulunduğum zamandan alır ve yıllar öncesine götürür.
Tchibo sadece kahve satan bir marka değildir haftalık temalarla değişen ürünleri sayesinde küçük sürprizlerin adresi haline gelmiştir. Bir uğradığımda spor ekipmanları, ertesi hafta mutfak gereçleri sonra seyahat ürünleri saymakla bitmez, konsept her hafta değişiyor hatta bir arkadaşımın Erenköy’de Bağdat Caddesi üzerinde karşılaştığı manzarayı anlattığında beni kahkahalara boğmuştu şöyleki: Arkadaşım birgün burada kahvesini içerken, içeri giren bir kadın şaşkınlıkla kasiyere dönüp “Kuzum siz iki hafta önce Kırtasiye dükkanı değilmiydiniz “ diye yüksek sesle soru sorması kahvesini içenleri güldürmüştü.
Tchibo’yu yada minik Beren’imin deyimiyle “Çipo”yu anlatmakla bitmez, gelin biraz gerilere gidelim, nedir bu Tchibo !
Bir Alman markası olan Tchibo 1949 yılında başladığı marka serüveni içinde kısa sürede hızlı bir büyüme ivmesi yakaladı ve kahve pazarının önemli oyuncularından biri haline geldi.
1949 yılında Hamburg’da eğitimli bir tüccar olan Max Herz, yanına aldığı iş ortağı Carl Tchiling Hiryan ile birlikte “Tchibo” markasının temelini attılar.
O yıllarda tüm Avrupa’da olduğu gibi Almanya ve Hamburg’da II. Dünya Savaşı’nın etkileri hissedilmeye devam ediyordu. Pek çok tüketim maddesine erişim zordu üstelik savaş döneminde oluşan yüksek enflasyon nedeniyle fiyatlar yüksekti. Almanya’da kahve pazarı da bu durumdan nasibini almıştı.
Dahası kahve içmek için yeterli sayıda mekan da yoktu bu nedenle Max Herz, kavrulmuş kahve çekirdekleri satışında yeni bir yöntem arayışına girdi. Kendisi deneyimli bir tüccardı ve savaş koşullarında bile ticari faaliyetlerini sürdürmüştü. Kahve satışı için bulduğu yeni yöntem, tüketicilere posta yoluyla kavrulmuş kahve çekirdeklerini ulaştırmaktı. O dönemin koşullarına göre büyük bir yenilik olan bu yöntem, Hamburgluların kahveye erişimini kolaylaştırdı aynı zamanda da maliyet avantajı sağladı. Hamburglular artık evlerinde veya işyerlerinde kahveye diledikleri zaman ulaşabileceklerdi.
Tchibo marka ismi şöyle oluştu: Max Herz’in iş ortağı Carl Tchilingi Hiryan dı, Tchiling adının ilk hecesi ile Almanca da fasulye anlamına gelen Bohne sözcüğünün ilk hecesi birleştirilerek oluşturuldu.
Bu marka ismiyle Max Herz, kurumsallaşma konusunda önemli bir aşamayı geride bıraktı.
1950’li yıllarda Tchibo markası kurumsallaşarak büyük bir güce ulaştı.
Tchibo’un İlk kahve dükkanı 1955 yılında faaliyete başladı.
O günleri hatırlayan eski bir Tchibo çalışanı “Kahve paketleri raflardan neredeyse uçuyordu” diyerek Almanların Tchibo’ya gösterdiği ilgiye dikkat çekmişti.
Ve yılların ardından Tchibo Türkiye’de ilk mağazasını 2006 yılında Mecidiyeköy’deki Cevahir AVM. de açtı… Üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen, Tchibo kalitesinden ve konseptinden hiç taviz vermedi… Benim de alışverişe çıktığımda olmazsa olmazlarımdan biridir Tchibo kahvesi , kahve sonrası alışverişimi yapar dükkandan ayrılırım…
Başka bir yazımda buluşmak üzere
Hoşçakalın, Hoş kalın.
ESRA SONGÜLER
HABER CADDESİ EDİTÖRÜ
























Yorum Yazın