MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

YALNIZ KALABİLMEK BAŞKA, YALNIZ OLMAK BAŞKA

Ana SayfaYazarlarSOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
03 Eylül, 2026, Perşembe 19:05
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
YALNIZ KALABİLMEK BAŞKA, YALNIZ OLMAK BAŞKA

 

Bugün sürekli aynı şey söyleniyor:

Kendi kendine yet.

Kimseye ihtiyaç duyma.

Tek başına mutlu ol.

Elbette insan kendi ayakları üzerinde durabilmeli.

Ama kendi kendine yetebilmek, kimseye ihtiyaç duymamak değildir.

İnsan bazen yalnız kalmayı seçebilir. Bundan keyif de alabilir.

Fakat sürekli yalnız olmak başka bir şeydir.

WHO’nun 2025 raporuna göre dünya genelinde yaklaşık her altı kişiden biri yalnızlık yaşıyor.

Belki de sorun insanların yalnız kalmayı becerememesi değil.

Belki sorun, gerçekten bağ kurabileceğimiz alanların giderek azalması.

Çünkü insan yalnızca birey değildir.

İnsan aynı zamanda ilişkidir.

Üzüldüğümüzde anlatmak, sevindiğimizde paylaşmak isteriz.

Başımıza güzel bir şey geldiğinde çoğu zaman ilk düşündüğümüz şey şudur:

“Bunu kime anlatacağım?”

Güven istiyoruz ama ilk adımı kimse atmıyor

Bugün birçok insanın ortak cümlesi:

“İnsanlara güvenilmiyor.”

Haklı olduğumuz taraflar var.

İnsanlar kırılıyor, aldatılıyor, hayal kırıklığı yaşıyor.

Ama başka bir soru da sormamız gerekiyor:

Güvenmiyorsak, güveni kim yeniden kuracak?

Herkes karşı tarafın ilk adımı atmasını bekliyor.

“Önce o arasın.”

“Önce o yazsın.”

“Beni önemsiyorsa gelir.”

Sonra iki insan da susuyor.

Belki ikisi de birbirini özlüyor.

Ama kimse ilk taşı koymuyor.

Oysa güven büyük sözlerle değil, küçük davranışlarla kurulur.

Sözümüzü tutmakla.

Sır saklamakla.

Sınırlarına saygı duymakla.

Hata yaptığımızda özür dilemekle.

Ve en önemlisi:

Bir insanın kırılganlığını ona karşı kullanmamakla.

Her zorlukta insan değiştirmek

Bugün seçeneklerimiz çok.

Bir arkadaşlık biter, yenisini buluruz.

Bir ilişki zorlaşır, başka birine yöneliriz.

Bir kırgınlık yaşanır, konuşmak yerine sileriz.

Elbette şiddet, istismar ve sürekli zarar veren ilişkilerden uzaklaşmak gerekir.

Ama her anlaşmazlık da ilişkiyi bitirme sebebi değildir.

Çünkü gerçek bağ, kusursuz insan bulmakla oluşmaz.

Kusurlu insanlar arasında güvenli bir ilişki kurabilmekle oluşur.

Her ilişkiyi kurtarmak zorunda değiliz.

Ama her zorlukta kaçmayı da öğrenmemeliyiz.

Bazen konuşmak gerekir.

Bazen özür dilemek.

Bazen affetmek.

Bazen de kendi hatamızı görmek.

Ama yalnızlıktan korkup yanlış bağlara da tutunmamalıyız

Yalnız kalmamak uğruna herkesi hayatımıza almak çözüm değildir.

Sağlıklı bir ilişki insanı küçültmez.

Korkutmaz.

Kontrol etmez.

Sürekli suçlu hissettirmez.

Kendi olmaktan vazgeçirmemelidir.

Mesele ne pahasına olursa olsun birine tutunmak değil.

Hem bağ kurabilmek hem de kendimizi koruyabilmek.

Küçük bağları neden kaybettik?

Aile.

Komşuluk.

Arkadaşlık.

Mahalle.

Selamlaşmak.

Birbirimizin hâlini hatırını sormak.

Bunlar küçük şeyler gibi görünebilir.

Ama insan yalnızca büyük ilişkilerle hayata tutunmaz.

Bazen apartmanda tanıdığı iki insan bile aidiyet duygusunu güçlendirebilir.

Bazen bir komşunun:

‘’İyi misin?”

diye sorması yeterlidir.

Toplum büyük sözlerle değil, küçük davranışlarla kurulur.

Selam vermek.

Teşekkür etmek.

Özür dilemek.

Birine yardım etmek.

Bir arkadaşın sessizliğini fark etmek.

Bir insanın konuşurken gerçekten onu dinlemek.

Nezaket basit bir davranış değildir.

Nezaket aslında şunu söylemektir:

“Seni görüyorum.”

Yardım etmek:

“Tek başına değilsin.”

Para önemli, ama insan yalnızca paradan ibaret değil

Elbette para önemlidir.

Güvenli bir ev, temel ihtiyaçlar ve ekonomik güvence insan hayatı için gereklidir.

Ama insanın bütün ihtiyaçlarını paraya indirgemek büyük bir yanılgıdır.

Çünkü para hayatı kolaylaştırabilir.

Ama güven satın alamaz.

Yakınlık satın alamaz.

Bir dostun “Ben buradayım” demesini satın alamaz.

İyi bir evimiz olabilir.

Ama o evin içinde aidiyet olmayabilir.

Çok insan tanıyor olabiliriz.

Ama gerçekten yakın olduğumuz kimse olmayabilir.

Belki de zenginliği yeniden düşünmemiz gerekiyor.

İnsanın sahip olduğu şeyler kadar, hayatındaki bağlar da bir zenginliktir.

Yalnızlık sadece duygusal bir mesele değildir.

Kronik yalnızlık ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlıkla ilişkili olduğuna dair güçlü bilimsel bulgular var.

WHO, sosyal bağlantısızlığın depresyon, anksiyete ve bazı fiziksel sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu belirtiyor.

Yani yalnızlık sadece:

“Canım sıkılıyor.’’ meselesi değil.

İnsanın zihnini ve bedenini etkileyebilen ciddi bir sosyal sağlık meselesi.

Belki bu yüzden kendimize şu soruyu sormalıyız:

İnsanlar neden bu kadar çok bağlantıya sahipken kendilerini bu kadar yalnız hissediyor?

Belki sorun bağlantı sayısında değil.

Bağların derinliğinde.

İnsan insana muhtaçtır

Belki güçlü insanı yanlış tanımlıyoruz.

Güçlü olmak,

kimseye ihtiyaç duymamak değildir.

Her şeyi tek başına yapmak değildir.

Kimseye güvenmemek değildir.

Gerçek güç bazen kendi ayaklarının üzerinde durabilmek, bazen de gerektiğinde bir başkasının elini tutabilmektir.

İnsan yalnız kalabilir.

Ama yalnızlığı bir yaşam biçimine dönüştürmek zorunda değildir.

Sınır koymak gerekir.

Ama bütün kapıları kapatmak başka bir şeydir.

Kendimizi korumak gerekir.

Ama sevgiden ve bağdan tamamen vazgeçmek korumak değil, kendimizi dünyadan koparmak olabilir.

Belki bugün birbirimize yapabileceğimiz en büyük iyilik çok basit şeylerle başlayabilir:

Birine selam vermek.

Uzun zamandır aramadığımız birini aramak.

Bir arkadaşımızın sessizliğini fark etmek.

Bir insan konuşurken telefonumuzu bırakmak.

“İyi misin?” diye gerçekten sormak.

Ve biri “İyi değilim” dediğinde, hemen çözüm üretmek yerine yanında kalmak.

Çünkü belki de hayatın gerçek zenginliği banka hesabında değildir.

Bir insanın kalbinde bıraktığımız iyi izdedir.

Bir gün sahip olduğumuz birçok şey geride kalacak.

Ama bir insanın hayatına verdiğimiz güven, zor gününde yanında oluşumuz ve ona hissettirdiğimiz değer kalabilir.

Belki geride bırakabileceğimiz en büyük miras şudur:

“Bu insan benim hayatıma iyi geldi.”

Belki de gerçek zenginlik,

kaç şey biriktirdiğimiz değil, kaç kalp kazandığımızdır.

Kaç insanın yalnızlığını azalttığımız.

Kaç insanın kendisini yanımızda güvende hissettiği.

Kaç köprü kurduğumuz.

Çünkü çağımızın belki de en büyük ihtiyacı daha fazla insan değil.

Daha fazla insanlık.

Haftaya başka yazımla buluşmak üzere kalın sağlacakla 

HANIM DEMİRBAŞ

SOSYAL PEDAGOG

BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI

Yorum Yazın

SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ

    iletişime geç

    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ YALNIZ KALABİLMEK BAŞKA, YALNIZ OLMAK BAŞKA
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER ANNE GREENE
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL ZEHİRLENEN ÇOCUKLUĞUMUZ
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR ALFA 2, ALFA 8
    FATOŞ ACAR
    FATOŞ ACAR BANA GÜLMEYİ ÖĞRET
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU YENİ NESİL YALNIZLIK: BİN TAKİPÇİ, SIFIR DOST
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU CISLAVED KÖYLÜNÜN SESSİZ YOL ARKADAŞI
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU İSTANBUL'DA VAPUR YOLCULUKLARI
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ ÇEKİRGE ALANYA’DA SIÇRAYAMADI: BEŞİKTAŞ’I BU LİGDEN SOĞUTMAYIN!
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN BEN O SETLERİ ÖZLEDİM
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN SOSYAL MEDYA FENOMENLİĞİ BOŞANMA NEDENİ Mİ?
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER BİR KAP SU, BİR GÖLGE, BİR VİCDAN
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    NAZLI ARMAN
    NAZLI ARMAN SEVMEK
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle