MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

SUÇ VE KENDİNİ SUÇLAMA

Ana SayfaYazarlarÇİFT AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
05 Ocak, 2023, Perşembe 18:50
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Hayat her gün alınacak kararlarla doludur. İnsanlar çoğu zaman verecekleri zor kararların sonucundan endişe duymamaktadırlar. Çünkü önce kararların eksisi ve artısı tartılır. Artısına yönelir ve ona göre hareket edilir. Hayat insanları verdikleri kararlarının sorumluluğunu almaya zorlamaktadır. Hayat insanlara eylem ve davranışlarından doğan sonuçları göstermektedir. Böylece her karara bağlı sonuçlarla yüzleştirmektedir.

Bazen insanlar kendisine ve veya çevresindekilere ağır sonuçları olan kararlar verebilmektedirler.

 

Geçmişte yanlış karar verdiğine inanan insanların bir kısmı kendisine kızabilmektedirler. Utanmakta, kendilerini yargılamakta, kendilerine yüklenerek kendilerine işkende dahi etmektedirler.

Özellikle ciddi zararlar gören bazı insanlar yıllarca kendilerini affedememektedirler.

Oysa kendisine yüklenmek, kendisini suçlamak anlamsızdır, çünkü genelde her normal insan karar anında bilgisi doğrultusunda doğru olduğuna inandığı yönde karar vermektedir. Dolayısıyla geçmişte verdiği karardan pişmanlık duymak, acı çekmek anlamsızdır, çünkü o zaman farklı yönde bir karar veremezdi. 

 

Yanlış karar verdiğini zamanla gören insan pişman olabilir ya da kendisine yüklenerek kendi kendisine işkence edebilir. Lakin pişmanlık ile kendisini suçlamak arasında fark vardır.

Pişmanlık sorumluluk almayı suç ise cezayı sorgulamaya yol açmaktadır.

 

Pişmanlık duygusu insana bilgi eksik olduğun da neler olabileceği göstermektedir. 

İnsan bu duyguya direnmeden kabullendiğin de gelecek kararlar için muhakemesi güçlenmektedir. Aynı zamanda insan sonuçlarına katlanmakta, düzeltilebilecekleri düzeltme yoluna girecektir. Kendisine kızmak ise kendisini suçlu hissettiren mental bir eylemdir. 

Kendisini suçlamanın arkasında yatan tehlike ise suçluluk duygularında saplanıp kalmaktır. Kendisini suçlamak kendisini yargıladığını, kendisini cezalandırdığı, kendisini değersizleştirdiği, kendisini hayatın alt metni haline getirdiği noktaya taşımaktadır. Rahatsız vicdanı kendisini cezalandırmanın enstrümanı olmaktadır. Aynı zamanda hem kendisinin hakimine, hemde cezasını çekmek zorunda olan suçluya dönüşmektedir.

 

Fakat vicdan ceza ın enstrümanı değildir. Vicdani muhakemenin görevi mevcut şartlara göre daha iyi hatta mümkün mertebe en iyi kararlar aldırmaktır. Zamanında doğru olduğuna inandığı kararın fakat zamanla yanlış olduğunu görünce kendisini suçlamak dolayısıyla vicdansızlıktır. Bu da sonra sorumluluğu anlamamasına neden olmaktadır. Vicdan mental cezalandırma kurumu değildir. Vicdan geçmişte yapılan hataların düzeltilmesiyle ve yenilerin önüne geçilmesiyle meşguldür. 

 

Bazıları düzeltilemesi mümkün olmayan zararlar olsa da,

olduğu kabullenmek en doğrusudur. Bir insan birisine ağır zarar verdiyse, bu ağır suç olarak geçmektedir. İstese de istemese de bununla yaşamak zorundadır. Suçlamak yıkıcı olur. Suçlamakla insan olarak değeri silinmektedir. Bir insan olduğu, iyi yönlerinin de olduğu görünmemektedir. Yaptığı ve yapacağı her şey

kötü olarak değerlendirilmektedir. Bir insan kendisini veya başkasını suçladığın da içinde mevcut olan iyiliği de gömmektedir.

Bir insan kendisinde (veya başkasında) sadece kötüyü görürse, kendisini kötü hisseder ve kendisine ve başkalarına güvensiz davranır. 

 

İnsan her kendini suçladığında ruhuna doladığı urgan kalınlaşmaktadır. Suçta saplanan lanetlenmiş gibi yaşamaktadır. Kendisine ve başkalarına da şans tanımamaktadır. İçine çekilmekte ve canlılığı dışlamaktadır. Suçlulukta saplanıp kalan kendisini ömür boyu yargılamaktadır. Kendisinin yarattığı hapishanede yaşamaktadır. 

İnsan kendisine karşı suç işliyorsa, görevi bu suçunu düzeltmektir. Fakat insan kendisinin acımasızca ve ağır yargılayan hakimi olabilmektedir. Suçun telafisi yerine kendisini affetmemeyi seçmektedir. Suçta utanç ve kendisine yönelttiği, içten içe yiyip bitiren, yakan öfke vardır, çünkü kendisini toplumsal veya ahlaki açıdan başarısız olarak değerlendirmektedir.

 

Suç ve suçluluk duygusu neyden beslenir? 

Suç; iyi olarak kabul gören, kötü olarak lanetlenen, toplumsal ve kişisel ahlak ve değerlerden beslenmektedir.

Özellikle insanın iyi veya doğru olması için neyin nasıl olmak zorunda olduğu ile ilgili inancından beslenmektedir. Bu düşünce dokusunda hatalar yasaktır ve lanetlenmektedir. Böyle bir yapıdaki biri için her yanlış karar kendisine bakış açısından derin ‘kirli’ izler bırakmaktadır. 

İnsanın benlik algısına göre yanlış kararlarının sonuçları derecesi değişmektedir. 

 

Kendini suçlama kısır döngüsünün çıkışı ise kimin suçu yerine neyin suç olduğunu 

sormaktır. Böylece farklı bir açıdan yaklaşmak mümkün olacaktır. Kendisini suçlama nedenini ortaya çıkarmaktadır. Çünkü çoğu zaman suçluluk duygusunun derecesiyle gerçek suç arasında objektif bir bağ söz konusu değildir.

Karar verildiği zaman yaşam koşulları nelerdi? O zamanlar sonradan sahip olduğu bilgiler ve tecrübeleri mevcut olmadığından kendisini nasıl hissettiğini, nelere inandığı, ne net değildi, neyi bilmiyordu, neyi göremedi, neyi ön göremedi, neyi değerlendiremedi, yanında destek olan,

düşünmesine sevk eden kim vardı ya da biri var mıydı, karara başkaları da katıldı mı? gibi soruların cevabı suçla özdeşleşmeyi görecileştirecek hatta ortadan kaldıracaktır. 

 

İnsanın hata yapabileceğini, mükemmel olmadığını, insan olduğunu, İlah olmadığını kabul etmek (hatta telafisi mümkün olmayan ağır sonuçları olan kararlarda da) hafiflemekte yardımcı olacaktır. Bu şekilde geçmişin ve şimdinin sorumluluğunu alabilecektir. 

Sorumluluk almak her zaman yapıcıdır, çünkü çözümlenmesi gerekenle yüzleştirmektedir. Mecbur bırakmakta ve gelecekte daha gelişmiş bir sorumluluk bilinciyle hareket etme becerisini vermektedir.

Hafif suçlar bir özür ile telafi edilebilirken, ağır suçun telafisi (önceden yapılan yanlıştan bağımsız olarak) daha iyi adımlar atarak mümkündür.

 

Hayat insanı her zaman yeni seçim sunmaktadır. İnsan sorumluluktan kaçmayı ya da her şeye rağmen üstlenmeyi seçebilir. Sorumluluk seçildiğinde ise hayat insanı mükafatlandırmaktadır.

Kaçmayı seçtiğinde ise hayat onu daha çok zorlayacaktır. Daha karmaşık ve aşılması güçleşen sorunlar yaşatacaktır…

 

Haftaya Haber caddesinde başka bir konuda buluşmak üzere Kalın Sağlacakla 

 

HANIM DEMİRBAŞ

UZMAN SOSYAL PEDAGOG VE

AİLE DANIŞMANI

 

 

Yorum Yazın

ÇİFT AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ

    iletişime geç

    ÇİFT AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER ORDULAR ! İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ’DİR… İLERİ !
    AV.MERAL KOÇHAN
    AV.MERAL KOÇHAN SOSYAL MEDYADA İZİNSİZ KİŞİSEL VERİLERİN PAYLAŞILMASI
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU FENOMEN NEDİR?..
    Fatoş ACAR
    Fatoş ACAR ÇEŞME
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ KİTABIN HİKAYESİ TAM 1 YIL ÖNCE BAŞLADI
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL SESSİZ ÇIĞLIKLAR
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İNSAN KIRILDIKÇA İNSANDIR
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜRKEN !
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU HAYATA KARŞI DURUŞ
    SELMA ADIGÜZEL
    SELMA ADIGÜZEL BİR GRUP KIZ, BİR GRUP IŞIK: MANİFEST’LE GELEN MÜZİK ÇAĞI
    ÇİFT AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    ÇİFT AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ HAYATTA NE OLURSA OLSUN NASIL GERÇEKTEN MUTLU KALABİLİRİZ?
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN MİLLET SAVAŞSIZ NASIL ÇÖKER ?
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR HEY GİDİ GAZİNOLAR HEY
    GENCO SABANCI
    GENCO SABANCI TURİSTİK DOĞU EKSPRESİ -9-
    EYLÜL AŞKIN
    EYLÜL AŞKIN KENDİ KÜLTÜRÜNE VE SANATINA SAHİP ÇIK
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER ONLAR İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle