MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

SUÇ VE SUÇLULUK

Ana SayfaYazarlarÇİFT AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
05 Mayıs, 2022, Perşembe 22:00
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Hemen hemen hepimizin zorlandığı konudur. Ya bastırır ya da başkalarına suçu veririz. Kendi içimizde hissettiğimiz acının suçlusu olarak dışarıda birilerini arar veya koşullara bağlarız. Bazıları hatta suçun olmadığını savunur ve suç kelimesini sorumluluk kelimesi ile değiştirir. Bazıları da hatta kimseyi suçlamadıklarını da iddia ederler.

Peki neden suç illa kaçınmamız gereken bir şeymiş gibi bir özelliğe sahiptir?

Her hayatta en az bir büyük veya küçük suç vardır. Hepimiz ya etik açıdan ya da duygusal boyutta birilerine veya kendimize karşı bir kere de olsa suç işleriz. En çok suçlamalar insanlar arası ilişkilerde gözlenmektedir. Suç bastırılır, başkasına yönetilir, üstü kapatılır. Suç mahkemelere aittir hayata değil diye düşünürüz. 

Suçlu hissetmek, suçunu kabullenmek. başkasının suç işlemesi üzerine hayatımızın alt üst olması tabu konular. Oysa suç arketip bir konudur ve insan olmaya aittir.  

 Psikolojide dahi suç konusuna farklı farklı yaklaşımlar var.

1. Suç ya küçümsenecek boyut alana kadar veya ortada bir suç yokmuş gibi konuşulur. Buna göre hiç kimse suçlu değildir. Şiddet uygulayan ebeveynler, fakir koşullar her şey olması gerektiği gibidir. Ve bizler yetişkin olduğumuz için yaşadıklarımızın sorumluluğunu yüklenmek, tamir etmek zorunda bırakılırız. Hiç kimseyi suçlamadan İyi bir insan olabilmek adına direkt affedelim, bitsin, gitsin mantığı hakimdir.

Bu tür müdahalelerin sonuçları maalesef ne anlamlı nede iyileştirici etkiye sahiptir. Kişiye bütün sorumluluğu yükleyerek duygusal açıdan asıl olmak istemediği yere itmekten başka bir şey değildir: ‘Kendi suçun.’ Yani mağdur durumdan suçlu, fail rolüne transfer olmaktadır. Kişi yaşadığı olumsuzlukların sorumluluğunu almakta, anlamakta ve affetmekte kendisini başarısız ve yetersiz hissedebilmektedir.

2. Versiyon

Biri suçluluk hisseder veya suç işlemiştir ve öyle olmadığı düşündürülmeye çalışılır.

Bunun sonucunda kişi yanlış davranışından alması gereken dersi alamaz. Fakat asıl önemli olan sorumluluk alabilmesi ve düzeltmesi için dersini almasıdır.

Suç ve suçluluk oldukça kapsamlı bir konudur. Bu hissi bastırmak ise bir çok ruhsal bozuklukların ve bir çok yıkıcı davranışların kaynağını oluşturmaktadır. kabullenilmeyen, bastırılan, projekte edilen suç kabullenilmediği ve kişiyi kendisini affedemediği için mutsuz bir hayata sürüklemektedir.

Suç ve veya suçluluk temizlenmelidir. Kabullenmek ve bunu çözüme kavuşturmak için uğraşmak yerine 'başka bir şey veya daha iyisini/ doğrusunu bilmiyorlardı.' demeyi tercih ediyorlar. Lakin tam da bu yüzden yani daha iyisini yapabilirlerdi veya yapabilirdim diye inandığımız, maruz kaldığımız veya kendimizin yaptığı olumsuz olayın yanlış olduğunu hissettiğimiz için kendimizi suçlu hissederiz.

Suçumuzu veya suçluluğumuzu bastırmayı bırakıp onunla yüzleştiğimiz de aynı zamanda hem kendimizin hem de diğerlerinin insani eksiklikleriyle, karanlık yönlerimizle yüzleşiriz. Bunların varlığını fark eder, kabulleniriz. Buradaki amaç etik değer yargılarını kesip atmak değil elbette. Amaç bunları görmek, adlandırmak, analiz etmek, temizlemek ve onlarla baş etmeyi öğrenmektir.

Suç peki nedir?

Bir insan kendisine veya başkalarına zarar veriyorsa, bu bir suçtur.

Bunu kim kolay kolay kabul etmek ister. Kendisinden insan olarak kusursuz ve etik açıdan iyi insan olma beklentisi yüksek olması buna izin vermemektedir. Çünkü böyle bir durumda 'kusurlu' olduğunu kabullenmek zorundadır ve 'özür' borçludur...

 

HANIM DEMİRBAŞ 

UZMAN SOSYAL PEDAGOG VE AİLE DANIŞMANI

 

 

Yorum Yazın

ÇİFT AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ

    iletişime geç

    ÇİFT AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER ORDULAR ! İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ’DİR… İLERİ !
    AV.MERAL KOÇHAN
    AV.MERAL KOÇHAN SOSYAL MEDYADA İZİNSİZ KİŞİSEL VERİLERİN PAYLAŞILMASI
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU FENOMEN NEDİR?..
    Fatoş ACAR
    Fatoş ACAR ÇEŞME
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ KİTABIN HİKAYESİ TAM 1 YIL ÖNCE BAŞLADI
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL SESSİZ ÇIĞLIKLAR
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İNSAN KIRILDIKÇA İNSANDIR
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜRKEN !
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU HAYATA KARŞI DURUŞ
    SELMA ADIGÜZEL
    SELMA ADIGÜZEL BİR GRUP KIZ, BİR GRUP IŞIK: MANİFEST’LE GELEN MÜZİK ÇAĞI
    ÇİFT AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    ÇİFT AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ HAYATTA NE OLURSA OLSUN NASIL GERÇEKTEN MUTLU KALABİLİRİZ?
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN MİLLET SAVAŞSIZ NASIL ÇÖKER ?
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR HEY GİDİ GAZİNOLAR HEY
    GENCO SABANCI
    GENCO SABANCI TURİSTİK DOĞU EKSPRESİ -9-
    EYLÜL AŞKIN
    EYLÜL AŞKIN KENDİ KÜLTÜRÜNE VE SANATINA SAHİP ÇIK
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER ONLAR İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle