Dünyada zaman zaman karşımıza çıkan öyle öyküler vardır ki belki de ilk defa duyuyoruzdur.
Şiddete her zaman karşıyızdır ve içimizde hep bir şüphe kalır “bu gerçekten yaşanmış olabilir mi?" diye düşünmeden edemeyiz. Valentina Vassilyev'in öyküsü de tam olarak böyle. Onun adı, yüzyıllardır insanların hayretle konuştuğu, inanmakta zorlandığı ve merak ettiği bir efsane gibi günümüze kadar ulaşmıştır.
Hamilelik ve doğum, sevgi, umut, heyecan, fedakârlık ve sabrın iç içe geçtiği eşsiz bir yolculuktur. Her annenin yaşadığı duygular farklı olsa da, bu süreç yaşamın en anlamlı ve unutulmaz deneyimlerinden biri olarak kalır.
Tüm araştırmalarıma rağmen fazlaca da bir şey bulamadığım, XVIII. yüzyılda Rusya'da yaşadığı düşünülen Valentina Vassilyev, tarihte en fazla çocuk doğurduğu iddia edilen kadın olarak Guinness Dünya Rekorlarına geçmiştir…
Şimdi sizlere Valentina Vassilyen’in yaptığı doğumlar sonucu 69 tane çocuğu oldu desem, biliyorum çoklarınız Esra abartmış diyecektir çünkü ilk duyduğunuzda bu sayı kulağa neredeyse imkânsız gibi geliyor ister istemez durup düşünüyor: Bir insan gerçekten bu kadar çok çocuk sahibi olabilir mi? Diye.
Sizlere bu öyküyü sadece sayılarla anlatmak çok kolaydır ancak bir empati kuralım, bir an için kendinizi onun yerine koymaya çalışın. Henüz modern hastanelerin, gelişmiş tıp teknolojilerinin ve güvenli doğum imkânlarının olmadığı bir çağdasınız. Her doğum, hem anne hem de bebek için büyük bir risk taşıyor. Buna rağmen yıllarca süren hamilelikler, doğumlar ve çocuk büyütme sorumluluğu…
Bugün tek bir bebeğin bile bir aileye ne kadar büyük sorumluluk yüklediğini biliyoruz. Uykusuz geceler, bitmeyen emek, sevgi, sabır ve fedakârlık… Peki ya onlarca çocuk? Bunu hayal etmek bile kolay değil değil mi? Ne dersiniz, gerçekten kolay değil…
Öykümüzün kahramanı Valentina Vassilyev, 1707 yılında Rusya'nın batı kesiminde Shuya şehrinde doğdu. Eşi Feodor Vassilyev ile çocuk denecek yaşta evlendikten sonra 1725 yılında henüz 18 yaşında iken ilk doğumunu yaptı ve ardından hayatının 40 yılı içinde 27 defa hamile kalarak 16 kez ikiz , 7 kez üçüz ve 4 kez de dördüz doğum yaptı.
1765 yılında 58 yaşında iken toplamda 69 çocuk dünyaya getirmişti…
Bugün Valentina Vassilyev, dünyanın "En Çok Çocuk Doğuran Annesi" olarak Guinness Dünya Rekoru'nu üzerinden üç asır geçmesine rağmen elinde tutuyor, tabiki Guinness yetkilileri rivayetlerle yola çıkarak bu olayı kitabına almamışlardı, BBC ve Nikolsk Manastırı’nın kayıtlarını çıkartılarak kesinleşmişti.
Üzerinden yüzyıllar geçti Valentina Vassilyev’in doğurganlığı bugün bile Tıp bilimi tarafından tartışılıyor. Bilimsel açıdan bakıldığında, bir kadının 40 yıl boyunca doğurgan olması mümkündür. Valentina Vassilyev'in son gebeliği ortalama menapozdan sonra 58 yaşında gerçekleşmiş olsa da, bir kadının doğurganlık yıllarında 27 gebelik geçirmesi de imkansız değildir.
Modern Tıpta Hiperovülasyon adı verilen bu durum, bazı kadınların her adet döngüsünde birden fazla yumurta salgılamasına neden olur ve bu da çoklu doğum olasılığını artırır. Belki de Valentina Vassilyev'de de böyle bir durum vardı ancak eşi Feodor Vassilyev’inde geçmişine bakıldığında, çoklu doğumların onun ailesinde de yaygın olduğu anlaşılıyor kısaca genlerle geçen bir durum da olabileceği için imkansız gibi görülsede, gerçekte böyle bir şey olabilirdi.
Onun yaşadığı yüzyıl bugünkü gibi değildi, Tıp gelişmemişti, doğumlar büyük risk taşıyordu, bir annenin sağ salim doğum yapması bile başlı başına bir mucize sayılıyordu. Böyle bir çağda sürekli doğum yapmak, sadece bedensel değil, ruhsal olarak da büyük bir mücadele demekti. Buna rağmen hayata tutunmaya çalışmak, çocuklarını büyütmeye çabalamak, insanın dayanma gücünün ne kadar büyük olabileceğini düşündürüyor.
Belki geceleri herkes uyuduktan sonra sessizce çocuklarını izliyordu.
Belki yorgun elleriyle onları okşuyor, her biri için ayrı ayrı dua ediyordu. Belki de kendi yorgunluğunu kimseye göstermeden gülümsemeye devam ediyordu çünkü annelik çoğu zaman görünmeyen fedakarlıkların adıdır, en ağır yükler bile sevginin içinde sessizce taşınabilir.
Bugün insanlar onun adını daha çok doğurduğu çocuk sayısıyla hatırlıyor. Oysa bir annenin gerçek hikâyesi rakamlardan ibaret değildir. Asıl öykü, her gün yeniden ayağa kalkabilmesinde, umudunu kaybetmemesinde ve sevgisini paylaşabilmesindedir. İnsan bazen tek bir çocuğu büyütürken bile tükenmiş hisseder. Bu yüzden Valentina'nın hayatı, doğru olsun ya da olmasın, anneliğin ne kadar büyük bir emek ve sabır istediğini hatırlatan güçlü bir anlatıya dönüşmüştür.
Her annenin kalbi aynı dili konuşur. Çocuğu hastalandığında endişelenir, güldüğünde mutlu olur, düştüğünde canı yanar. Bir annenin sevgisinin ölçüsü yoktur. Bu yüzden Valentina'nın adı geçtiğinde akla sadece büyük bir sayı değil, büyük bir fedakarlık gelmelidir.
Belki onun hayatının her ayrıntısını hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Belki anlatılanların tamamı tarihin sisleri arasında kaybolmuştur ama geriye kalan düşünce çok değerlidir: Bir annenin sevgisi, bazen dünyanın en sessiz ama en güçlü hikayesidir. O hikaye ne alkış bekler ne de övgü ister. Sadece yaşamaya, korumaya ve sevmeye devam eder.
Valentina Vassilyev'in adı bu yüzden hafızalarda yaşamaya devam ediyor. Sadece sıra dışı olduğu söylenen bir yaşamın değil aynı zamanda insanın sabrını, sevgisini ve dayanıklılığını simgeleyen bir anlatının adı olarak kalacaktır.
Belki de bize en önemli gerçeği fısıldıyor: Hayatın en büyük kahramanları, çoğu zaman sessizce fedakârlık eden insanlardır.
Valentina Vassilyev 1782 yılında henüz 75 yaşında iken hayatını kaybetti.
Bu günlükte bu kadar, başka bir yazımda, başka bir konuda buluşmak üzere hoşçakalın, hoş kalın.
ESRA SONGÜLER
HABER CADDESİ EDİTÖRÜ























Yorum Yazın