MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

HAN DUVARLARI

Ana SayfaYazarlarESRA SONGÜLER
27 Mayıs, 2026, Çarşamba 18:56
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
HAN DUVARLARI

 

Bugünkü yazımda Faruk Nafiz Çamlıbel’in ünlü “Han Duvarları” şiirini siz değerli Habercaddesi okurlarıma anlatmak istiyorum.

Şiire farklı bir açıdan girmek istedim; öncelikle Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış’tan kısaca bahsedeyim.  

Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış, Yemen’den Sarıkamış’a sevk edilen ve kışlık giysisi bile olmadan cephede mücadele eden yağız Anadolu delikanlısı, Osmanlının yiğit neferlerinden biriydi, savaşın ardından köyüne, ailesine dönmek için yola koyuldu. 

Hava soğuktu, onu soğuktan koruyacak bir giysisi dahi yoktu, yolda vücudu direncini kaybedince Vereme yakalandı, hasta olmasına rağmen, vazgeçmedi yoluna devam etti. Durumu ağırdı, öksürüklerinin ardı arkası kesilmiyordu, artık kan kusmaya da başlamıştı, o da biliyordu köyüne ulaşamayacağını ama azminden birşey kaybetmedi ve yolculuğunun son durağı olacak Niğde Ulukışla taraflarında bir hana geldi. Burada hastalığı iyice ağırlaşan Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış, ocaktan aldığı kömürle, kaldığı hanın duvarlarına acısını anlatan şu mısraları yazdı ve hayata veda etti.

''Garibim namıma Kerem diyorlar,    

Aslı’mı el almış haram diyorlar,  

Hastayım derdime verem diyorlar    

Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben.” 

Faruk Nafiz Çamlıbel’in doğduğu yer hakkında kesin bir bilgiye ulaşamamış olsam da, Bakırköy civarında yaşadığı hakkında belgeler vardır hatta Bakırköy Rüştiyesi’nde eğitimine başlamış ve tamamlamıştır. 1922 yılında okuduğu Tıp Fakültesi’ni yarıda bırakıp edebiyata olan aşkı yüzünden gazeteciliğe başladı En büyük aşkı zamanın ünlü şairi Şükûfe Nihal’den ayrılmak, uzaklaşmak için Kayseri Lisesi Edebiyat Öğretmenliği’ne tayinini istedi , tayin gerçekleştiğinde Kayseri’ye doğru yola çıktı elbetteki o zamanlar şimdiki gibi her istenilen saatte araba yok. Sonunda Kayseri’ye gidecek bir arabaya bindi, yolda mola vere vere Niğdenin Ulukışla ilçesi yakınlarındaki 400 yıllık “Öküz Mehmet Paşa Han”’ına geldiğinde yakın zamanda yazılmış, duvardaki şiir dikkatini çekti, şiirin sahibi Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış’ın öyküsünü hanın sahibinden dinleyince o da rahmetliye şiirinin bir bölümünde şöyle bir cevap verdi.

''Bir kitabe kokusu duyuluyor yazında,

Korkarım, yaya kaldın bu gurbet çıkmazında.

Ey Maraşlı Şeyhoğlu, evliyalar adağı!

Bahtına lanet olsun aşmadınsa bu dağı!

Az değildir, varmadan senin gibi yurduna,

Post verenler yabanın hayduduna kurduna!”

Konular o kadar içten içe geçiyor ki, Faruk Nafız Çamlıbel’in yüzlerce şiiri vardır ama Han Duvarları hepsinin önüne geçer, öyle ki Faruk Nafiz Çamlıbel “Han Duvarları Şairi “ olarak bilinir ve bu şiirini zamanın ünlü ressamı “Osman Hamdi Bey’e” ithaf ettiği söylenir. 

1931 yılında aynı okulda Coğrafya öğretmeni olan Azize Hanım ile evlendiler. Bu evlilikten de iki çocukları olmuştu. İstanbul'a döndükten sonra İstanbul'un en iyi liseleri olarak kabul edilen Vefa Lisesi ve Kabataş Lisesi'nde Edebiyat öğretmenliği yapmıştır.

Biraz da gerilere gidip onu gurbete düşüren, İstanbul’dan yüzlerce kilometre uzağa Kayseri’ye tayinini istemesine sebep olan zamanın ünlü şairi Şükûfe Nihal’den bahsetmek istiyorum.

Şükûfe Nihal dönemin ünlü edebiyatçısı Cenap Şahabettin’in kızkardeşiydi, edebiyata kendisini adamıştı, aynı zamanda da ressamdı, oldukça alımlı ve güzel bir hanımdı. 

Nazım Hikmet’ten , Ahmet Kutsi Tecer’e kadar birçok edebiyatçımız ona karşı olan aşklarını ilan etmişlerdi. Faruk Nafiz Çamlıbel’in en büyük aşkı şüphesiz Şükûfe Nihal’di, onu Şükûfe Nihal’in Erenköy’deki halasının köşkünde görmüş ve tanışmıştı, buna yıldırım aşkımı denir bilemem. Fakat daha sonrası bu umutsuz aşkı unutmak ve oradan uzaklaşmak için Kayseri’ye gitmişti. 

Faruk Nafiz Çamlıbel “Yıldız Yağmuru”, Şükûfe Nihal ise “Yalnız Dönüyorum” romanlarında bu aşkı dile getirmişlerdi. Defalarca evlenmek istediğini belirtmesine rağmen hep red cevabı alması Çamlıbel’i yine yollara düşürmüştü. Birbirleri ile kavgalıyken, Faruk Nafiz Çamlıbel’in aniden başkası ile evlenmesi şaşkınlık yaratmıştı, nitekim çok geçmeden, Şükûfe Nihal de başkasıyla evlendi, birbirlerine inat olsun diyemi başkalarıyla evlenmişlerdi bilinmez. 

Hayat dedim ya tesadüflere bağlıdır diye, kimbilir belki de, Faruk Nafiz Çamlıbel Şükûfe Nihal’e aşık olmasaydı, o yollara düşmeseydi, “Han Duvarları Şiiri” ile tanışamayacaktık.

Ve Faruk Nafiz Çamlıbel ünlü şiirini şu mısralarla bitirir. 

 Arabamız tutarken Erciyes'in yolunu:

  "Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?"

  Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende,

  Dedi:      

 "Hana sağ indi, ölü çıktı geçende!"

 Yaşaran gözlerimde her şey artık değişti,

 Bizim garip Şeyhoğlu buradan geçmemişti...     

 Gönlümü Maraşlı'nın yaktı kara haberi.     

 Aradan yıllar geçti işte o günden beri     

Ne zaman yolda bir han rastlasam irkilirim,     

Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim.

Ey köyleri hududa bağlayan yaşlı yollar,

Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar!

Ey garip çizgilerle dolu han duvarları,

Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!..     

Başka bir yazım da buluşmak üzere 

Hoşçakalın, Hoş kalın.

ESRA SONGÜLER 

HABER CADDESİ EDİTÖRÜ

Yorum Yazın

ESRA SONGÜLER

    iletişime geç

    ESRA SONGÜLER

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER HAN DUVARLARI
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL NEZAKET BİR ZAYIFLIK MI?
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU Kurban Bayramı: Dünden Bugüne Kalpten Kalbe Uzanan Bir Yol”
    Fatoş ACAR
    Fatoş ACAR MEMURLAR ve ESNAFLAR
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU YAPAY ZEKA ŞÖVALYELERİ
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ WEMBLEY’DE DALGALANAN TÜRK BAYRAĞI: ACUN ILICALI’NIN HİKÂYESİ
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU MUTLU İNSANLAR, MUTSUZ İNSANLAR…
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ BİPOLAR
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR DAHA KÜÇÜCÜK BİR ÇOCUKTU
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER HAYVANLARA KALKAN ELLER KIRILSIN
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN MİLLET SAVAŞSIZ NASIL ÇÖKER ?
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle