MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

YAPAY ZEKA YAZARLARI

Ana SayfaYazarlarHABİB BABAR
28 Temmuz, 2026, Salı 12:45
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Gazetecilik öyle bir noktaya geldi ki, bazen yıllarımı verdiğim bu mesleğe dönüp baktığımda hem şaşırıyor hem de üzülüyorum. Artık herkes gazeteci... Artık herkes köşe yazarı... Hatta birkaç cümle yazabilen herkes, kendisini düşünce insanı sanıyor. Üç cümle yazıyor... Gerisini yapay zekaya bırakıyor. ‘Bana şu konuda köşe yazısı yaz’ diyor. Birkaç saniye sonra önüne sayfalar dolusu metin geliyor. Sonra da altına kendi ismini koyup, ‘İşte benim yazım.’ diye dolaşıyor.  Teknolojinin gelişmesine elbette karşı değilim. Tam tersine, teknoloji doğru kullanıldığında gazetecinin en önemli yardımcılarından biridir. Bilgiye ulaşmayı kolaylaştırır, arşiv oluşturur, araştırmayı hızlandırır. Ancak teknoloji hiçbir zaman emeğin, tecrübenin, sokakta kazanılan reflekslerin ve gazetecilik sezgisinin yerine geçemez. Çünkü gazetecilik yalnızca yazı yazmak değildir. Gazetecilik, kokusunu aldığınız olayın peşinden koşmaktır.

 Gazetecilik, gecenin bir yarısı gelen bir ihbarla evden çıkıp olay yerine gitmektir. Gazetecilik, yağmurun altında saatlerce beklemektir. Gazetecilik, bazen aç kalmak, bazen uykusuz sabahlamaktır. Biz bu mesleği bilgisayar ekranına bakarak öğrenmedik. Biz olayların tam ortasında yetiştik. Polis-adliye muhabirliği yaptık. Bu mesleği bilenler çok iyi bilir, polis-adliye muhabirliği gazeteciliğin en zor okuludur. Bir cinayet haberi... Bir trafik kazası... Bir yangın... Bir operasyon... Bir mahkeme... Bir gözaltı... Hepsinin içinde oldunuz mu, ister istemez hayatın en acı yüzüyle de tanışırsınız.  Sabaha kadar karakol kapılarında bekledik. Adliye koridorlarında saatler geçirdik. Adli Tıp Kurumu'nun önünde gün doğmasını beklediğimiz geceler oldu. Hastane acillerinde doktorlardan bilgi almaya çalıştık. Bir haber eksik kalmasın diye kilometrelerce yol gittik. Çünkü biliyorduk ki gazetecilik masa başında değil, sahanın içinde öğrenilir. Bugün cep telefonuyla saniyeler içinde fotoğraf çekiliyor. Eskiden öyle miydi? Fotoğraf makineleri mekanikti. Film takılırdı. Kaç kare çekebileceğinizi hesaplamak zorundaydınız. Yanımızda kocaman kol flaşları taşırdık. O flaş patladığında çıkan sesi bugün genç meslektaşlar duysa şaşırır.

Dijital ekran yoktu. ‘Çektim, nasıl çıkmış?’ diye hemen bakamazdınız. Fotoğraf banyoya girerdi. Saatler sonra ortaya çıkardı. İşte o şartlarda haber yaptık. Bir kare fotoğraf için saatlerce beklediğimiz günleri unutmadık. Çünkü biliyorduk ki o kare, ertesi gün binlerce insanın göreceği tarihin bir parçası olacaktı. Yıllar geçti... Polis-adliye muhabirliğinin ardından spor muhabirliği yaptık. Sonra siyaset... Ardından magazin... Her alanın ayrı bir dili, ayrı bir disiplini olduğunu yaşayarak öğrendik. Bir siyasetçinin tek cümlesinin manşeti değiştirebildiğini gördük. Bir futbol maçının perde arkasında yaşananları araştırdık. Bir sanatçının kameralar kapandıktan sonraki gerçek hayatına tanıklık ettik. Gazetecilik sadece yazmak değildir. Gazetecilik, gördüğünü doğru anlatabilmektir.

Bugün ise sosyal medyada birkaç paylaşım yapan kendisini gazeteci ilan ediyor. Yapay zekadan aldığı metni kendi düşüncesi gibi sunuyor. Ne araştırma var... Ne kaynak kontrolü... Ne saha deneyimi... Ne de mesleğin etik ilkelerine dair bir hassasiyet... Oysa gerçek gazetecilikte en büyük sermaye güvendir. Bir kez güven kaybederseniz, yazdığınız bin haberin de bir anlamı kalmaz. Yapay zeka çok güçlü bir araç olabilir. Araştırmayı hızlandırabilir. Fikir verebilir. Eksikleri gösterebilir. Ancak hiçbir yapay zeka, olay yerindeki siren sesini duymaz. Bir annenin gözyaşını hissedemez. Mahkeme salonundaki sessizliği yaşayamaz. Deprem enkazındaki çaresizliği anlatamaz. Gazetecinin omzundaki fotoğraf makinesinin ağırlığını taşıyamaz. En önemlisi de vicdan sahibi olamaz.

Çünkü gazetecilik yalnızca kelimelerden ibaret değildir. Gazetecilik, tanıklıktır. Gazetecilik, sorumluluktur. Gazetecilik, cesarettir. Gazetecilik, bazen bedel ödemektir. Bugün teknolojiyi elbette kullanacağız. Yapay zekadan da yararlanacağız. Ancak hiçbir zaman onun ürettiği metni kendi alın terimiz gibi göstermeye kalkmayacağız. Çünkü gazetecilikte imza, sadece bir ismin altında duran harflerden ibaret değildir. O imzanın arkasında yılların emeği, binlerce haber, uykusuz geceler, koşuşturulan sokaklar, beklenen adliye koridorları, sayısız röportaj ve kazanılmış güven vardır. İşte bu yüzden gerçek gazeteci ile yapay zekanın yazdığı metni kendi eseri gibi sunan kişi arasındaki fark, yalnızca birkaç satır değildir. O fark,emekle kolaycılık, deneyimle taklit, meslek ahlakıyla gösteriş arasındaki farktır. Ve inanıyorum ki teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, gerçek gazeteciliğin yerini hiçbir zaman yapay zeka alamayacaktır. Çünkü haberin ruhunu makine değil, insan yazar.

Habib BABAR

Yorum Yazın

HABİB BABAR

    iletişime geç

    HABİB BABAR

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL OKULLARDA NELER OLUYOR?
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU KİMSENİN KONUŞMADIĞI GERÇEKLER
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN YEŞİLÇAM’IN GÜNAH KEÇİLERİ
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU İstanbul’un Kalbindeki Sessiz Hatıra YEREBATAN SARNICI
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER SARAYIN EN GÜÇLÜ KADINI ANİS EL-DOLEH
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU 50 YIL SONRA NE OLUR?
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR PEKİ SANAT DÜNYASI NEREDE?
    FATOŞ ACAR
    FATOŞ ACAR ŞİMDİKİ HAMİLELER
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ NARSİSTİK ÖRÜNTÜYÜ TANIMAK: GÖRÜNEN YÜZÜN ARKASINDA NE VAR?
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ KOLTUĞA GİDEN YOL MU,? MAGAZİN KORİDORU MU?
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İLAHİ ADALETİN ŞAŞMAZ TERAZİSİ
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN SOSYAL MEDYA FENOMENLİĞİ BOŞANMA NEDENİ Mİ?
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER BİR KAP SU, BİR GÖLGE, BİR VİCDAN
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    NAZLI ARMAN
    NAZLI ARMAN SEVMEK
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle